Kızlara dışlamayı değil, dayanışmayı öğretmek


Okullarda sürekli olarak kızları kötülüklerden korumaktan bahsediyoruz. Onlara pedofiliyi, internetteki tehlikeleri, cinsel içerikli mesajlaşmanın kurallarını, alkol ve uyuşturucu kullanımının zararlarını anlatıyoruz. Çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir sorun ise kızların arkadaş gruplarında birbirleri üzerinde yıkıcı etkiye sahip olması.

Dışlamak, dedikodu, sessizlik, küçümsemek, ve koşullu arkadaşlık, uzmanların 'ilişkisel saldırganlık' dediği bu şiddet biçimine dahil. Koşullu arkadaşlık kavramını biraz açmak gerekirse, kişi bu durumda o grup içinde konuşulmamış olsa da bazı kurallara uyması gerektiğini bilir. Bireylerin aslında hiç olmadıkları kişiler gibi davranmasına sebep olabilir.

İlişkisel saldırganlık güç kavramı ile ilgilidir ve oldukça yıkıcı olabilir. Arkadaşlıkla bir ilgisi olmasa da çoğu kişi bu durumu “Arkadaşlar arasında olur böyle şeyler” lafıyla geçiştirir, normalleştirir.


RaJúlia Sardà

Neden olur?

Genç olmanın bir parçası arkadaşlar arasında yer edinebilme ihtiyacıdır. Akranlar hiç olmadıkları kadar önemli hale gelir, aile ve değer verilen yetişkinlerle geçirilen süre git gide azalır. Bu yüzden etkileme/etkilenme ve aidiyet kavramları büyük önem kazanır. Erkekler genellikle güç gösterisi yöntemlerine başvururken kızlar ise genellikle iletişim becerilerini kullanırlar. Bu da aslında küçük yaştan itibaren çocukların nasıl sosyalleştiği ile ilgilidir- yani aileden, arkadaşlarından, medyadan ve okuldan kendi cinsiyet rollerine dair öğrendikleri ile ilgilidir.

Biri dışlanır, biri dahil edilir!

Kızlar çok küçük yaşta her dışlamanın bir kapsamaya neden olduğunu öğrenirler. Yani birini dışarıda bırakmak demek bir daire oluşturup birilerini içeri almaktır. Bu denklemde birinin duygusal dengesini bozma gücüne sahip olmak, sizi duygusal olarak dengeli yapar. Bu olayı okul bahçelerinde gözlemlemek oldukça ilginç ve aynı zamanda rahatsız edici bir durudur. Beraber oynanan oyunlarda bile gözle görülür bir güç dinamiği olmasına neden olan bu durumun arkadaşlıkla hiçbir ilgisi yoktur.

Dairenin dışında kalmak

İlişkisel saldırganlığın dikkat edilmesi gereken başka bir boyutu ise bu işin sırayla oluşudur. Bir gün sebepsiz yere dairenin içinde yer alan bir çocuk yine sebepsiz yere, diğer gün kendisini dışarıda bulabilir. Gruplaşma; grupların birbirlerini referans almasıyla olur. Yani bir grubun dışında bırakılan bir çocuğun diğer başka bir grup tarafından kabul edilmesi oldukça zordur. Bu koşullarda çocuğun içeri alınmak için çaldığı her kapı yüzüne kapatılır ve kendini bir yere ait hissetmesi, başkaları tarafından kabul edilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle çocuklar kendi dışlanma sıraları gelene kadar başkalarını dışlamaya devam ederler.

Santa Maria College’ın psikoloğu Jane Carmignani: “Çocuklar genellikle bu durumun yanlış olduğunu bilirler fakat dilleri ve cesaretleri bu durumu durdurmaya yetmez.”

Peki ozaman neden devam ederler? Çünkü “saldırganlık” bu koşullarda korkunun ve ait olmama hissinin bir sonucudur.

Bazı çocuklarda ilişkisel saldırının görülmesi kızların gerçek arkadaşlıklara sahip olmadığı anlamına gelmez. Kızların da kurdukları gerçek arkadaşlıklar vardır. Bazı çocuklar gerçek arkadaşlığı anlayabilecek, karşısındaki kişiyle empati kurabilecek ve arkadaşlığın iki taraflı bir olgu olduğunu fark edebilir. Ortak ilgi alanları vardır, birbirlerine destek olurlar ve birlikte vakit geçirmekten keyif alırlar.

Genellikle spor yapan, farklı ilgi alanlarına sahip olan ve farklı çevrelerden farklı insanlar tanıyan çocuklar daha sağlam arkadaşlıklar kurabilirler.

Fakat bazen bu çocuklar da ilişkisel salgıranlığın bir parçası olabilirler.

Nasıl başa çıkılır?

Genellikle üstü örütülü olduğundan tespit edilmesi zordur, zararsız zannedilir, ve tespit edilse de çocuklar inkar edecektir. Çoğu çocuk söylediği yalanlara sizi inandırmakla kalmaz, kendi söylediği yalanlara bir süre sonra kendi de inanmaya başlar.

Çocuk ve gençlerin bu durumlarda sorumluluk almalarını sağlamak en etkili çözümlerden biridir.

Kaynak


0 görüntüleme
  • Gri LinkedIn Simge
  • Instagram

2020 © Rayka Kumru Tüm hakları saklıdır.